Prenses Ada'nın Tuhaf Ayakları

Yazar
Yayınevi
Resimleyen
Sayfa Sayısı
80
Kitap Barkod
9786059795531
Ebat
13 x 19,5 cm
Renk
Siyah Beyaz
Cilt Durumu
Karton Kapak
Kağıt Türü
Kitap Kağıdı
Yayın Dili
Türkçe
Türü
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Etiket Fiyatı
99.00 TL
%25 İndirim
İndirimli Fiyat
74.25 TL
Tadımlık Oku-Düşün-Göster

 

“Anadolu Uygarlıkları” adlı serimizin ikinci kitabı “Prenses Ada’nın Tuhaf Ayakları”, Karya’ya uzanıyor, bizi halkının sevmelere doyamadığı cesur prenses Ada’yla tanıştırıyor. Üstelik yıllar önce prensesin iskeleti üzerinde yapılan çalışmalarda bizzat görev alan antropolog yazarımız da onun sesi oluyor.

“Hikâyeye göre Büyük İskender, Makedonya’dan Halikarnas’a kadar olan her yeri fethederek gelir ve Prenses Ada’nın yönetimindeki Halikarnas şehrinin kapılarına koca ordusuyla dayanır. Amacı, bugün Bodrum olarak bilinen Halikarnas şehrini de topraklarına katmaktır. Bundan büyük bir endişe duyan ve topraklarını Büyük İskender’e teslim etmek istemeyen Prenses Ada, ağabeyi Mausolos’un ricası üzerine Büyük İskender ile konuşmaya gider ve onun Halikarnas’ı ele geçirmesine engel olur. Ada, çok iyi bir konuşmacı ve siyasetçidir. Başarısı tüm dünyada duyulur.” 

Müzede dinledikleri bu hikâyeden çok etkilenen Emir ve Zeynep, konuşmanın anlatıldığı kabartma taş eseri dikkatle incelerken bir şey keşfederler. Rölyefte Prenses Ada olduğu düşünülen kişi sanki o değildir. Ayaklarındaki tuhaflığı nasıl kimse fark etmez! İşte Zeynep ve Emir, şüphelerinin peşine düşüp tarihi bir yolculuğa çıkarlar. Bu sayede belki krallığın şifreleri değişecek ve doğru yerleştirilen şifrelerle Kral Hekatomnos’un gizemli mezarı açılabilecektir. Ama önce nerede olduklarını bulmaları gerekmektedir çünkü kaybolmuşlardır. İşler iyice karışır.

“Ah benim güzel ülkem” dedi Kral Hekatomnos.

Güllük Körfezi’ne doğru çevirmişti yüzünü.

Gölgesinde oturduğu zeytinin dalları nazlı nazlı sallanıyordu rüzgârda.

Sırtını dayadı tekrar ağacın gövdesine ve altın ta­cını düzeltti elleriyle. Sonra devam etti,

“Rüzgârın çiçek kokusuyla estiği bu uçsuz bucak­sız topraklar,

Denizin mavisini evime getiren kızım Artemisia,

Ve sen en güzel konuşmalarla insanları etkileyen küçük kızım Ada…

Bu yarımada bizim evimiz, sizler koruyacaksınız bu toprakları ve denizi.

Bizden sonra gelenler de bizden kalanları koru­yacak…

Böylece hangi dönemde yaşarsak yaşayalım hiç kopmayacağız birbirimizden.

Ve her birimiz birer kahraman olarak kalacağız tarihin o sırlarla dolu sayfalarında.”

 
 
 
 
Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Ortalama Değerlendirme »

Alışveriş Sepetim